MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, boşanma, maddi-manevi tazminat ve nafaka talepli ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/338 E. Sayılı dosyası ile bu dosyada hüküm altına alınan alacağın tahsiline yönelik Akhisar İcra Müdürlüğü'nün 2010/2652 sayılı takip dosyasında davalının vekilliğini yürüttüğünü, davalının Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ödenmesi gereken avukatlık ücretini ödemediğini, bunun tahsili için başlattığı takibe de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir .
Davalı, davacının avukatlık görevini ifada gerekli özeni göstermediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 05.06.2014 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulü ile ... 2.İcra Müdürlüğü'nün 2013/2018 sayılı dosyasında davalının icra takibine yönelik itirazının 6.778,50 TL.asıl alacak, 46,80 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.825,30 TL.lik kısım yönünden iptaline, takibin 6.825,30 TL.üzerinden devamına, hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davacının temyiz itirazları yönünden; 14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davacı tarafından temyiz edilen bölüm, talebin 751,85 TL'lik kısmının reddine yöneliktir. Karar tarihi itibariyle redde ilişkin hüküm 1.890,00 TL.yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427. maddesinin 2. fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 347,28 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, 86,60 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy