MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 105.000,00 TL bedelle bir daire satın aldığını, daire satılırken dairenin eksiksiz olduğunun söylendiğini, fakat sonradan mantolamanın yapılmadığını, çatısının aktığını, hidroforunun bulunmadığını görerek birtakım ek masraflar yapmak zorunda kaldığını, dairenin sözleşmede kararlaştırıldığı gibi teslim edilmediğini ileri sürerek 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kendisinin yapı müteahhidi olmadığını, davalıya karşı herhangi bir taahhüdü bulunmadığını, manevi tazminat şartlarının da oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, dairedeki eksiklikler için 6.729,00 TL’nin davalıdan tahsiline, manevi tamzinat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, satım sözleşmesine konu dairedeki eksiklikler ve bunlara bağlı manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, dairenin kararlaştırıldığı şekilde teslim edilmediğini ve bundan kaynaklı maddi ve manevi zararını istemiş, davalı ise davacıya karşı herhangi bir taahhüdünün bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, 3.829,00 TL inşaat masrafı ve 2.900,00 TL asansör arıza gideri olmak üzere toplam 6.729,00 TL'nin dava tarihi olan 09.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Taraflar arasında satış sözleşmesi başlıklı ve 13.09.2010 tarihli özel hususlar içeren bir belge imzalanmıştır. Sözleşmenin özel hususlar kısmının 2. maddesinde “alıcı, çevre düzenlemesine ayrıca aidat ödemeyecektir.” şeklinde bir hüküm bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri kül halinde değerlendirildiğinde, davalının davacıya sadece çevre düzenlemesi konusunda bir taahhüdünün söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, sadece, çevre düzenlemesine ilişkin masrafın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına, peşin alınan 115,00 TL harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy