MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...İ ile imzaladığı ... Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin 3. maddesine göre taşınmazın teslim tarihinin sözleşme tarihinden itibaren 24 ay olduğunu, ancak dairenin 29.05.2014 tarihinde teslim edilerek kararlaştırılan tarihten sonra teslim edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geç teslim nedeniyle 8.836,00 TL kira kaybının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin 3. maddesinde öngörülen 24 aylık sürenin tahmini süre olduğunu, teslimde temerrüde esas sürenin sözleşme tarihinden itibaren 30 ay olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 8.836,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu tutarın 2.000,00 TL lik kısmına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, eldeki davada davalı ile aralarında imzalanan sözleşmede dava konusu dairenin teslim süresinin 24 ay olarak kararlaştırılmış olmasına rağmen idarenin daireyi geç teslim ettiğinden bahisle geç teslimden kaynaklı tazminat isteminde bulunmaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3. maddesinde “Gayrimenkulün inşasının bitirilmesi, geçici kabulün yapılması, alıcıya teslimi için öngörülen tahmin süre iş bu sözleşme tarihinden itibaren 24 aydır” düzenlemesi mevcut ise de, kararlaştırılmış ise de, aynı maddenin 3. bendinde idarece, teslim borcunun ifasında temerrüde esas kesin sürenin sözleşme tarihinden itibaren 30 ay olup, bu sürenin aşılamayacağı düzenlenmiştir. Şu halde, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.maddesi hükmüne göre, satışa konu yapılan dairenin, sözleşme tarihinden itibaren 30 ay içerisinde teslim edilmesi gerekmektedir. Sözleşmenin anılan bu hükmündeki ifa zamanının kesin vade niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu sürenin dolmasıyla ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın borçlunun temerrüdü gerçekleşir. Sözleşmede öngörülen 24 aylık inşaat süresinin, dairenin teslim süresi olarak kabulü olanaklı değildir. Nitekim HGK'nun 2015/3-819 Esas, 2015/2479 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Hal böyle olunca mahkemece, sözleşme tarihinden itibaren 30 ay sonra davalının daireyi teslim etme yükümlülüğü bulunduğu kabul edilerek bu tarih ile teslim edilme tarihi arasındaki kira kaybından davalının sorumlu olduğu gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy