MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan 2007 yılında kullandığı krediler nedeniyle değişik adlar altında kesintiler yapıldığını ileri sürerek, 3.350 TL' nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.075 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
1-Davacı eldeki dava ile kendisinden haksız yere tahsil edildiğini iddia ettiği toplam 3.350 TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş olup mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.075TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Dosyada mevcut belgeler incelendiğinde; davacının davalı bankadan 13.02.2007 tarihinde kullandığı konut kredisinin yanı sıra 23.07.2007 tarihinde de 230.000 CHF limitli işyeri yeniden finansman kredisi kullandığı, davacı tarafından bu kredi nedeniyle alınan masrafların da talep olunduğu anlaşılmaktadır. Oysaki, bireysel işyeri kredisine ilişkin sözleşme ticari nitelik taşımakta olup, ticari krediler Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında bulunmadığından ticari krediye ilişkin bu talep hakkında genel mahkemenin görevli olduğunun kabulü zorunludur. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek bireysel işyeri kredisi sözleşmesine dayalı taleple ilgili tefrik kararı verilerek bu krediye ilişkin görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bireysel işyeri kredisi sözleşmesiyle ilgili talep hakkında da yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine; 2.bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.