MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalı ile avukatlık ücret sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme uyarınca davalıya vekaleten dava ve icra takibi yürüttüğünü, vekalet ücreti alacaklarının ödenmediğini, bu sebeple İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 20015/7438 E. sayılı takip dosyası ile 36.750 TL ve yine 2015/7439 E. sayılı takip dosyası ile 15.486,14 TL için takip başlattığını, davalı tarafından takiplere itiraz edildiğini belirterek, itirazların iptaline, takiplerin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalıya tebligat çıkartılmamıştır.
Mahkemece, davanın vekalet ücreti alacak davası olduğu, uyuşmazlığın çözümünün Tüketici Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesini müteakip dosyanın Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada davacı avukat, müvekkili olan davalıdan ödenmeyen vekalet ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir. Davacı, davalının ise gerçek kişi tacir olduğunu, takip ve dava dosyalarının bu ticari şirkete ilişkin olduğunu beyan etmektedir. Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların da 6502 sayılı yasa kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı tarafın gerçek kişi tacir olup olmadığı, takip ve dava dosyalarının ticari şirkete ilişkin olup olmadığı, davacı tarafından takip edilen dava ve icra dosyaları getirtilip incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 13/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy