MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit avukatlık ücreti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından vekil tayin edildiğini, vekalet görevini özenle yerine getirirken bilmediği bir sebeple haksız azil edildiği gerekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla gerçek miktar bilirkişi raporu ile sabit oluncaya kadar şimdilik 250 Tl'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı tarafa tebligat yapılmadan ;dosya üzerinden yapılan incelemede davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın REDDİNE, karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Eldeki davada, davacı davayı açarken, vekalet görevini özenle yürütmesine rağmen haksız azil edildiğini iddia ederek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 250 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68/1. maddesinde öngörülen; “ Değeri ikibin ikiyüz Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin üçyüz Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin iki yüz Türk Lirası ile üç bin üç yüz Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Taraflar bu kararlara karşı 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilirler.Hakem Heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine Tüketici Mahkemesinin vereceği karar kesindir” hükmü uyarınca 6502 sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklanan ve dava tarihi itibariyle 2.200,00 TL'nin altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetine başvurulmadan tüketici mahkemesinde dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki taraflar arasında muarazadan dolayı alacağın varlığı bellidir ve eldeki dava kısmi dava niteliğindedir.Davacı davayı açarken fazlaya dair haklarını saklı tutmuş olduğuna göre mahkemece, işin esasına girilmesi, vekalet ücretine yönelik olarak mahkemece, taraf ve Yargıtay denetimine uygun rapor alınması, belirlenecek miktara göre dava şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda bir karar vermesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde iadesine, 29/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy