MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ..., davalının sahibi bulunduğu ... ili .... İlçesi.... Mahallesi ... ada... parselde yer alan 3 katlı taşınmazının 2.katını 26.09.2002 tarihinde satın aldığını, 13.11.2006 tarihine kadar söz konusu bu gayrimenkulu kullanmışsa da 13.11.2006 tarihinde ... Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü yetkililerinin satın aldığı gayrimenkulun 1998 yılında ... 'da meydana gelen depremden sonra yapılan tespitlerde binanın ağır hasarlı olduğuna dair rapor tutulduğunu, bu durumu eski malik olan davalıya bildirdiğini, binanın ağır hasarlı ve yıkılacağına dair hususu ve bununla ilgili bir şerhin de tapu kayıtlarına düşülmediğini öğrendiğini, durumun tespit edilmesi için ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde tespit davası açtığını, 2006/110-57 D.iş esas ve karar sayılı ilamı ile yapılan tespitte yasa ve yönetmeliklere uygun olarak kısa sürede güçlendirme yapılması halinde binanın kullanılabilir hale geleceğinin tespit edildiğini, bunun üzerine 27.02.2007 tarihinde ... Valiliği Bayındırlık ve ... Müdürlüğüne yapılan tekrardan inceleme yapılması başvurusunun reddedildiğini, ret kararı üzerine ... 1.İdare Mahkemesinde yürütmenin durdurulması ve idari işlemin iptali için açılan davanın 2007/810 esas 2007/540 karar sayılı ilamı ile zamanaşımına uğradığından bahisle reddedildiğini, davalının sahibi olduğu ağır hasarlı olduğu ve yıkılacağı belli olan söz konusu gayrimenkulü bilerek sattığını, davalının söz konusu gayrimenkulu tapuda her ne kadar 7.000,00 TL olarak gözükmekte ise de; 18.000,00 TL ye sattığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalının ayıba karşı tekeffül sorumluluğundan doğan ve ödenmesi gereken 60.000,00 TL nin işlemiş ve işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Birleşen ... 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/425 esas 2007/480 Karar sayılı dava dosyasında davacı ..., davalının sahibi olduğu Köprülü Mahallesi, 1588 ada, 3 parselde kayıtlı taşınmazın üzerindeki binanın zemin katının 13.09.2000 tarihinde satın aldığını, 13.11.2006 tarihinde ... Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü yetkililerinin gayrimenkulun 1998 yılında ...'da meydana gelen deprem sırasında hasar görmesinden dolayı binanın ağır hasarlı olduğuna dair tutanak tutulduğunu, bu durumun eski malik olan davalıya bildirildiğini, ancak tapu kayıtlarına bu durumun şerh edilmediğini, binanın mevcut durumunun satıcı tarafından gizlendiğini, ... Valiliği Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünün yıkımın iptali için ... 1. İdare Mahkemesinde dava açıldığını, mahkemenin kararı ile zamanaşımından talebin red edildiğini bildirerek uğradığı ve uğrayacağı tüm zararların davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen ... 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/423 Esas 2008/108 Karar sayılı dosyasında davacı ..., davalının sahibi bulunduğu ... ili Yüreğir ilçesi Köprülü mahallesi 1588 ada 3 parselde kayıtlı 3 katlı taşınmazın zemin katını 13.09.2000 tarihinde satın aldığını, bu taşınmazı 13.11.2006 tarihine kadar kullandığını ancak 1998 yılında ... da meydana gelen deprem sonucu Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü tarafından binanın ağır hasarlı olduğuna dair rapor düzenlendiğini, bu durumun davalı tarafça gizlendiğini, bu taşınmazdan dolayı zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.000.00 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ayıp ihbar mükellefiyetinin süresinde yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davacı ...' in Davasının KABULU İLE, 60.000,00-TL'nin dava tarihi olan 24/09/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen ... 5.Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2007/425 esas sayılı dava dosyası yönünden Davacı ...' ın davasının KABULU İLE, 60.750,00-TL'nin dava tarihi olan 13/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Birleşen ... 6.Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2007/423 esas sayılı dava dosyası yönünden Davacı ...' nin davasının KABULU İLE, 60.750,00-TL'nin dava tarihi olan 13/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar, davalı tarafından satılan taşınmazların ayıplı olması nedeniyle satış sözleşmesinin iptali ile ödemelerinin ve uğradığı zararın tazmini için eldeki davayı açmıştır. Davalı, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığından davanın reddini savunmuştur. Dava tarihi olan 25.9.2007 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4077 sayılı TKHK.’nun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’ da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 198. maddesi (6098 Sayılı TBK.’nun 223. maddesi) uygulanacaktır. Anılan maddeye göre, alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre, imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal (uygun süre içinde) ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da hemen satıcıya bildirmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. O halde, gizli ayıpların, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi; ayıbın açık mı, yoksa gizli mi olduğunun tayininde ise, ortalama (vasat) bir tüketicinin bilgisinin dikkate alınması, gerekmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’ nun 198. maddesinde (6098 sayılı TBK.’ nun 223. maddesi) öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; Davacıların taşınmazı 26.09.20012 ve 13.09.2000 tarihlerinde satın aldığı ve teslim edildiği, 13.11.2006 tarihinde ağır hasarlı olduğuna dair yazının tebliğ edildiği, 20.11.2006 tarihinde D.İş dosyası ile tesbit yaptırdığı ve 25.09.2007 tarihinde eldeki bu davayı açtığı dosya kapsamı ile sabittir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu yapılan taşınmazda ağır hasar durumunun ne zaman oluştuğu yada oluşacağı ve bunu normal vasıflardaki tüketicinin ne zaman farkedebileceği ile bağımsız bölümün teslim tarihi, varsa ihbar tarihi ve dava tarihi de göz önünde bulundurularak) yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususlarına yeterince yer verilmediği anlaşılmaktadır. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 198. maddesi (6098 sayılı TBK.’nun 223. maddesi) hükmü ile gizli ayıplar yönünden kendisine yüklenen “derhal ihbar” mükellefiyetini yerine getirip getirmediğini ispat yükü davacıdadır. Hal böyle olunca mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunu tanzim eden bilirkişi heyetinden, tarafların sunabileceği delillerde gözönünde tutularak “gizli ayıp” veya “açık ayıp” olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceği, gizli ayıp kabul edilmesi halinde bu ayıpların ne zaman oluştuğu yada oluşacağı ve bunu normal vasıflardaki bir tüketicinin ne zaman farkedebileceği) zaman dilimi dikkate alınarak yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı yönünde taraf ve yargı denetimine esas olacak şekilde gerekçeli ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken bu konuda gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 2.445,75 TL harcın istek halinde iadesine, 13/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy