... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... ve diğer 8 davalı aralarındaki dava hakkında ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20/11/2014 gün ve 2012/35-2014/553 sayılı hükmün Dairemizin 14/01/2016 tarih ve 2015/17998-2016/406 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, avukat olduğunu, davalılardan.. ve ...'in hukuki işlemlerinin takibi için 22.2.2010 tarihinde vekaletname verdiklerini ve 24.2.2010 tarihinde de avukatlık sözleşmesi imzaladıklarını, müvekkilleri adına ... Asliye Hukuk Mahkemelerinde diğer davalılar aleyhine ayrı ayrı davalar açtığını ancak müvekkillerinin haber vermeden davalardan feragat ettiklerini ve davaların feragat nedeniyle reddedildiğini, daha sonra haksız olarak azledildiğini ileri sürerek avukatlık sözleşmesine konu taşınmazların karar tarihindeki rayiç değerlerinin tespit edilerek tespit edilen rakamın % 25'i oranında hesaplanacak vekalet ücretinin sözleşmede maktu olarak kararlaştırılan 99.000TL ile toplanarak, davalı müvekkilleri ... ve ... ile hasımları ..., ve ....'den müştereken ve müteselsilen yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve ..., davacı avukat ve avukat Takki Işık tarafından öz ağabeyleri olan davalı ... aleyhine dava açılması hususunda yönlendirilip ikna edildiklerini, bu amaçla avukatların kendilerine para verdiklerini, daha sonra pişman olarak davalardan feragat ettiklerini, davalılar ile sulh olmadıklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Davalı ... ve ..., açılan haksız dava nedeniyle çevreden büyük baskı gören davalılar Hasan ve ...'in davadan feragat ettiklerini, sulh olmadıklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Davalı ...Ş. ve davalı ... davanın reddini dilemişler, davalı ... cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; verilen karar, davacı ve bir kısım davalıların temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş; davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Davacının, temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında Usulün 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2-Davacı avukat, müvekkillerinin hasımları ile sulh oldukları ve bu nedenle haksız azledildiği gerekçesiyle vekalet ücret sözleşmesinde belirlenen vekalet ücretinin müvekkilleri ve hasımları olan davalılardan tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davacı ile davalılar ... ve ... arasında 24.2.2010 tarihli “Avukatlık Sözleşmesi” imzalandığı, davacı avukatın bu sözleşme kapsamında müvekkilleri adına... Asliye Hukuk Mahkemelerinde tapu iptali ve tescil davaları açtığı, davacı asillerin davadan feragat ettikleri ve mahkemece de feragat nedeniyle davaların reddine karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemenin tapu iptali ve tescil davalarındaki feragatleri sulh olarak nitelemesi yerindedir. Avukatlık Kanununun 165. maddesinde, “sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf, avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda avukata karşı müteselsilen sorumludurlar.” hükmü gereğince müvekkille sulh olan karşı taraf da vekalet ücretinden sorumludur. Bu durumda davacının hak ettiği vekalet ücretinin müvekkilleri ile imzaladığı 24.2.2010 tarihli “Avukatlık Sözleşmesi” hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Avukatlık sözleşmesinin “Sözleşme Bedeli” başlıklı 5. maddesinin (a) bendinde, açılacak dava için iş sahibinin avukata 100.000TL avukatlık ücreti ödeyeceği, bu bedelin 1.000TL'sinin peşin ödendiği, geri kalan 99.000TL'nin ise mahkeme karar verdiğinde ve icraen tahsilinde iş sahibince avukata ödeneceği, (b) bendinde ise, davacı ile davalının tapu iptali davasında anlaşma ile dava sonuçlanırsa iş sahibi tarafından avukat ...'ya dava sonuçlandığında gayrimenkullerin karar tarihindeki rayiç bedeli üzerinden %17,5 oranında vekalet ücreti ödeneceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece, sözleşmenin 5/b bendinde kararlaştırılan nispi avukatlık ücretine ilişkin hükmün hasılı davaya iştirak niteliğinde bulunması nedeniyle geçersiz olduğu, bu nedenle bu bent yerine davacının dava değeri olarak gösterilen ve harçlandırılan bedellerin emek ve mesaisine göre takdir edilen % 10 oranı üzerinden hesaplanan vekalet ücreti ile sözleşmenin 5. maddesinin (a) bendinde maktu olarak belirlenen 99.000TL'nin de ilave edilmesiyle bulunan meblağ kadar vekalet ücreti alacağının bulunduğu kabul edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki sözleşmenin (b) bendindeki düzenleme dava konusu taşınmazların bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşımadığından hasılı davaya iştirak niteliğinde değildir. Avukatlık Kanununun 163. maddesi gereğince belirgin ya da belirlenebilir bir meblağ düzenlendiğinden sözleşmenin 5. maddesinin (b) bendindeki düzenleme geçerlidir. Ayrıca sözleşmenin 5.maddesinin (a) bendinde düzenlenen maktu ücrete ilişkin düzenleme de geçerli olup mahkemenin bu bende ilişkin uygulaması yerindedir. Davacı sözleşmenin 5.maddesinin (a) bendinde düzenlenen maktu ücret yanında (b) bendi gereğince hesaplanacak nispi ücreti de isteyebilir. Ancak, bu bende göre belirlenecek nispi ücretin tapu iptali ve tescil davalarındaki harçlandırılmış dava değeri üzerinden hesaplanması gerekir. Öyle olunca mahkemece sözleşmenin 5.maddesinin (a) bendinde düzenlenen maktu ücret yanında (b) bendi gereğince yukarda açıklanan ilkeler doğrultusunda nispi ücret belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile sözleşme hükmü geçersiz kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce zuhulen temyiz ilamında belirtilen nedenle bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olduğundan, davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 14.1.2016 gün 2015/17998 esas 2016/406 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme taleplerinin reddine, ikinci bent gereğince davacının karar düzeltme talebinin KABULÜNE, Dairemizin 14.1.2016 gün 2015/17998 esas 2016/406 karar sayılı “bozma” kararının kaldırılmasına, hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan 60,80 TL harcın istek halinde iadesine 09/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.