MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile devremülk satış sözleşmesi imzaladığını, 8.900 TL ödediğini, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığını, ödediği 8.900,00 TL satış bedeli, satış bedelinin her bir taksidinin ödeme tarihinden itibaren işlemiş 1.675,00 TL yasal faizi, 31/08/2014 tarihinden itibaren sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar aylık 250,00 TL den 2.500,00 TL cezai şart ve 124,81 TL ihtarname gideri olmak üzere alacaklı olduğu toplam 13.199,81 TL üzerinden takip başlattığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini belirterek haksız itirazının iptalini, takibin devamını ve %20 oranında icra inkar tazminatını talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın kısmen kabulüne, ...İcra Dairesi'nin 2015/22587 Esas sayılı dosyası kapsamındaki itirazın kısmen iptaline; takibin, 8.900,00 TL asıl alacak, 28,16 TL işlemiş faiz ve 124, 81 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 9.052,97 TL üzerinden ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, 9.052,97 TL nin % 20 si olan 1.810,59 TL tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davada, geçersiz devremülk satış sözleşmesi nedeniyle ödediği bedelin iadesi için başlattığı takibe itirazın iptalini istemiş ve mahkemece davanın kabulüne, toplam 9.052,97 TL alacağın % 20 si oranında 1.810,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. İncelenen dosya içeriğine göre de; tüketici kredisinden kaynaklı olan ve hesap kat edilen alacağın miktarı davalı yanca bilinebilir olmakla, artık dava konusu alacağın likit olduğunun da kabulü gerekmektedir. Hal böyle olunca kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, hüküm altına alınan toplam alacağın % 20 si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm başlıklı iki bendinin ilk satırında yer alan “9.052, 97 TL nin % 20 si olan 1.810,59 TL”söz ve rakamlarının hükümden çıkarılarak yerine “asıl alacağın (8.900,00 TL nin) %20 si olan 1.780 TL" söz ve rakamlarının eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan 154,60 TL harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy