MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin uyarlanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile 04/03/2012 tanzim tarihli devremülk satış sözleşmesi imzaladığını, 6.700 TL ödediğini, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğunu belirterek sözleşmenin iptalini ve ödediği bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davacının davasının KABULÜ ile, taraflar arasında düzenlenen 26/02/2012 Tarihli A0003542 sayılı sözleşmenin İPTALİNE, davacının davalıya ödemiş olduğu 6.700,00 TL'nin fiili ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, devremülk satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmadığından sözleşmenin iptalini ve ödediği bedelin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte iadesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda davacı, dava konusu miktarların ödenmesi için dava tarihinden önce davalıya ihtar çekerek onu temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Bu itibarla hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanması zorunludur. Mahkemece, hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken ödeme tarihinden itibaren faize karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK.nun 370. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “fiili ödeme tarihinden” sözlerinin hükümden çıkartılarak yerine “dava tarihinden” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 114,45 TL harcın istek halinde iadesine, 27/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.