MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında imzalanmış olan 21.06.2010 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince davalıdan ... Toplu Konut Projesi kapsamında inşa edilen koutlardan birini satın aldığını, ancak dairenin sözleşmede belirtilen sürede teslim edilmediğini, bu nedenle doğan kira tazminat alacağının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.500,00 TL' sinin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, duruşma öncesi mahkemeye ibraz ettiği dilekçe ile gereksiz yargılama ve masrafa sebebiyet vermemek için davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından davalı hakkında açılan davanın vaki kabul nedeni ile kabulüne, 7.500,00 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava gayrimenkul satış sözleşmesine dayalı geç teslimden kaynaklı alacak davası olup davacı, davalıdan satın aldığı konutun aralarında akdedilen sözleşmenin ilgili maddesi gereği teslim edilmesi gereken tarihte teslim edilmediğini bu nedenle tazminat alacağı olduğunu iddia ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.500,00 TL.nin davalıdan tahsilini istemiş, davalı ise 19.11.2015 havale tarihli dilekçesi ile davayı kabul etmiştir. Mahkemece, vaki kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı, kira bedelini talep ederken dava dilekçesinde aylık ne kadar kira bedeli istediğini belirtmemiş, geç teslim nedeniyle uğranan kira kaybının mahkemece deliller toplandıktan sonra hesaplanması gerektiğinden bahisle şimdilik 7.500,00 TL üzerinden kısmi dava açmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 320. maddesinin 2. bendine göre “ daha önce karar verilemeyen hallerde mahkeme ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler. Daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hakim, tarafları sulhe teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır, tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür”. Mahkemece davalının kabul beyanı içeren dilekçesi davacı tarafa tebliğ edilmeden dosya üzerinden hüküm kurulmuştur. Bu şekilde mahkeme, davalının dilekçesine binaen davanın kabulüne karar vermiş ise de kabulün davacının talep ettiği tarihler arasındaki tüm kira kaybına mı yoksa şimdilik talep edilen 7.500,00 TL'ye mi ilişkin olduğunu kesinliğe kavuşturmadan hüküm tesis etmiştir. Ayrıca davalı dilekçesinde miktar belirtmeksizin davanın kabulüne karar verilmesini dilemiştir. 6100 sayılı HMK'nun 309. maddesinin 2.bendinde “feragat ve kabul kayıtsız ve şartsız olmalıdır.” hükmü yer almaktadır. O halde mahkemece, anılan hukuk kurallarına göre değerlendirme yapılmak suretiyle, işin esasına girilip davacının sözleşme hükümlerine ve teslim tutanağına göre hangi tarihler arası kaç aylık alacağı olduğu ve aylık talep belirlendikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 170,77 onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.