MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ... Otomotivden 21/07/2014 tarihinde 0 km olarak davaya konu ....marka aracı satın aldığını, teslim alınan aracın henüz bir ay dolmadan yağ basınç lambasının ikaz verdiğini, yetkili servise götürülen aracın fabrikasyon bir hata dolayısıyla kartel içindeki yağ pompasının civatalarının kartelin içine düştüğünün belirlendiğini ve pompanın yurtdışından temin edilerek değiştirildiğini, tekrar motordan ses gelmesi üzerine yetkili servise götürüldüğünü ve yağ pompasında yine arıza tespit edildiğini ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini ve manevi tazminata karar verilmesini istemiş, davanın devamı sırasında yapılan ıslah ile aracı 25/12/2015 tarihinde üçüncü bir kişiye sattıklarını bildirerek, aracı üçüncü kişiye piyasa değerinin altında satmak durumunda kalmaları dolayısıyla ayıp nedeniyle doğan değer kaybının hesaplanarak davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davaya konu aracın satılması dolayısıyla davanın konusuz kalması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada, davalılardan satın almış olduğu aracın ayıplı olması nedeniyle öncelikle araç bedelinin iadesini istemiş, yargılama aşamasında da ıslah ile ayıp nedeniyle doğan değer kaybının hesaplanarak davalılardan tahsilini talep etmiştir . Mahkemece, dava sırasında davacının aracı satması nedeniyle malik olma sıfatını kaybetmiş olduğundan davaya devam etmesinde hukuki yararının bulunmadığı kabul edilerek davacının husumet ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 4077 sayılı yasanın 4. maddesinin 2.fıkrası gereğince; Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Yukarıda açıklandığı şekilde tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Hal böyle iken mahkemece, davacının seçimlik hakkını ıslah ile değiştirdiği dikkate alınarak, işin esasına girilmek suretiyle sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.