MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalının taraf olduğu davada vekil sıfatıyla davalıyı temsil ettiğini, ancak davalının kendisini haksız olarak azlettiğini, vekalet ücretinin ödenmediğini, ödenmeyen vekalet ücreti alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı avukat eldeki davada ödenmeyen vekalet ücreti alacağının tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemekte olup, bu husustaki ihtilafın taraflar arasındaki vekalet akdinden kaynaklandığı hususunda duraksama bulunmamaktadır. Dava, 10.02.2015 tarihinde açılmış olup, dava tarihi itibariyle 6502 sayılı yasa yürürlüktedir. Eldeki dava 6502 sayılı yasa yürürlükte iken açılmış ise de, vekalet ücretine konu dava işçilik alacağından kaynaklı olup iş mahkesinde görülmüştür. Bu itibarla davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Öyle olunca mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.