MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, mevsimlik işçilerinden operatör . .. traktörün devrilmesi sonucu vefat ettiğini, ceza mahkemesinde kusurun % 40 davacıya, % 20 ise davalı kooperatife ait olduğunun tespit edildiğini, SGK tarafından iş kazası nedeniyle hak sahiplerine ölüm aylığı bağlandığını ve cenaze yardımı yapıldığını, yapılan bu ödemelerin davacı ve davalıdan tahsili için SGK tarafından davalar açıldığını, davaların kabulle sonuçlandığını, mahkeme kararlarına istinaden SGK'na ödeme yapıldığını ileri sürerek, ödenen toplam 56.668,95-TL'den davalı kooperatifin kusur oranına tekabül eden 6.041,88-TL ve 18.889,95-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kooperatif yönetim kurulu başkanı ..., davanın husumetten ve esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 6.041,88 TL'nin ödeme tarihi olan 04/08/2009 tarihinden itibaren, 18.889,95 TL'nin ödeme tarihi olan 27/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, dahili davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, iş kazası sonucu vefat eden dava dışı işçi için mahkeme kararları sonucu SGK'na ödenen meblağların kusuru oranında davalı kooperatifden tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yargılama sırasında kooperatifin yönetim kurulu başkan ve üyelerinin de davaya dahil edilmelerine karar verilerek alacağın davalı kooperatif ve dahili davalılar yönünden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Açılmış bir davaya teşmil yoluyla üçüncü bir kişinin davalı olarak dahil edilmesi mümkün olmadığı gibi HMK'nun 176. ve devamı maddelerine göre ıslah yolu ile hasım değiştirilmesi de mümkün değildir. Dahili davalılar hakkında usulüne göre açılmış bir dava bulunmamaktadır. Dava dilekçesinin tebliği, mahiyeti itibarıyla davanın ihbarı niteliğinde bulunduğundan mahkemece dava kendisine ihbar edilen kişiler hakkında hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca mahkemece, sadece davalı kooperatif yönünden yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde dahili dava suretiyle davada hasım sayısını artırarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre dahili davalılar ... ve ...'ın sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın dahili davalılar ... ve ... yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle dahili davalılar ... ve ...'ın sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 426,00 TL harcın istek halinde davalı ... ve davalı ...'a iadesine, 18/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.