... vekili avukat ... ile... ... Bankası A.Ş. vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında .... 11. Tüketici Mahkemesinden verilen 05/05/2016 gün ve 2016/132-2016/1468 sayılı hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, faizlerin düşmesi üzerine kredinin yeniden yapılandırıldığını, davalı banka tarafından dosya masrafı ve yapılandırma adı altında 4.481 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek banka tarafından kesilen 4.481 TL asıl alacak ve 500 TL işlemiş faiz olmak üzere 4.981 TL'nin tahsili için icra takibi yaptığını, takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamını, %20 oranında icra inkar tazminatı istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun İstanbul 20.İcra Müdürlüğünün 2015/30328 E. Sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 4.481,00-TL asıl alacak ile bu asıl alacağa 23/10/2015 takip tarihinden itibaren Merkez Bankasınca yayınlanan avans faizi uygulanmak sureti ile 6098 Sayılı TBK nun 100. Maddesinin uygulanması icra vekalet ücreti ve icra giderleri ile sınırlı olmak üzere iptaline, Takibin bu miktarlar üzerine devamına, İİK'nun 67/2 maddesine göre toplam alacağın %20 si olan 896,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 YTL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Somut olayda, mahkeme kararının reddedilen işlemiş faize ilişkin 500 TL lik kısmı davacı tarafından temyiz edilmiş olup, temyiz edilen bu kısım karar tarihi itibariyle 2.190,00 TL'yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy