MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile anlaşma doğrultusunda dava konusu taşınmazın % 50 oranında taraflar adına tapuya tescil edildiğini, davalının 2009 yılı 6. ayında taşınmazı kiraya verdiğini, 2012 yılı 6. ayına kadar olan kira bedelini tek başına tahsil ettiğini, belirtilen tarihler arası 30.000,00 TL toplam kira bedelinin % 50'si olan 15.000,00 TL alacağın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava açıldıktan sonra borç ödendiğinden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, bozma öncesi yapılan yargılama sonucunda 2012/1011 E.-2013/932 K. sayılı ilamı davanın kabulüne karar verilmiş, kararın temyizen incelenmesi sonucunda; dava konusu taşınmazın yıllar itibariyle değişen kira bedellerinin, davacı talebi ile de bağlı kalarak bilirkişi incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi incelemesi yapılmadan eksik inceleme sonucu karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle karar bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş ve bilirkişi raporu alınmış ise de davalı tarafından ödeme yapılması nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden davacı lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davalı, bozma öncesi verilen karara istinaden başlatılan icra takibi sonucu ödeme yapıldığını beyan etmiştir. Bu durumda, davacı tarafından başlatılan icra takibi sonucu davalı tarafından ödeme yapılması borcun kabul edilerek ödeme yapıldığı sonucunu doğuracak şekilde yorumlanamaz. Hal böyle olunca, mahkemece, yargılamaya devam edilerek uyulan bozma ilamı doğrultusunda gerekli işlemler yapılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.