MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan değişik tarihlerde tüketici kredisi kullandığını, davalı banka tarafından dosya masrafı ve kredi tahsis ücreti şeklinde değişik adlar altında kesintiler yapıldığını ileri sürerek, 3.020,00 TL’lik haksız kesintinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı dilekçesine eklediği banka hesap ekstresi ile davalı bankadan kullandığı kredilerden dolayı haksız alınan masrafların iadesini istemiş mahkemece, kesin süre içinde bilirkişi gideri yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı dava açarken 130,00 TL gider avansı yatırmıştır. Mahkemece, hükme esas alınan 1.4.2015 tarihli celsede, dosyanın bilirkişiye tevdiine, 200,00 TL bilirkişi masrafın gider avansından karşılanmasına, gider avansının tamamlanması için davacı tarafa iki haftalık kesin süre verilmiş, ancak süreye uymamanın sonuçlarına değinilmemiştir. Bir sonraki (son) celse de ise, bilirkişi ücretinin yatırılması için davacıya kesin süre verilmesine rağmen gider avansının tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki davacı, davalı bankadan çektiği krediler nedeniyle kendisinden haksız alınan masrafın iadesine yönelik işbu davayı açarken; kredi nedeniyle kendisinden alınan dosya masrafı, kredi tahsis gibi masrafların iadesi isteğini dilekçesinde açıkça belirtmiştir. Bu durumda, davacı tüketicinin sunduğu belgeler üzerinde bir inceleme yapılarak sonuca gidilebilir. Tüketicinin masraf yatırmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Kaldı ki somut olayda, vekille temsil edilmeyen davacıya, mahkemece kesin süre verilmiş ise de; verilen kesin süreye uyulmamasının doğuracağı sonucun açık olarak anlatılmaması nedeniyle davacı yana verilen kesin süre usulüne uygun değildir. Mahkemenin bu yönleri göz ardı ederek yazılı şekilde davanın reddine karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 4.4.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy