MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan krediler kullandığını, kredinin kullandırılması esnasında çeşitli isimler adı altında toplam 4.000,00 TL haksız masraf kesintisi yapıldığını ileri sürerek haksız yere tahsil edilen masrafların avans faizi ile iadesini talep etmiş, 13.04.2016 havale tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 5.051 TL ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 4.697,00 TL'nin 4.000 TL sine dava tarihinden, bakiye 697 TL sine ıslah tarihi olan 13.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı bankanın aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki davada kredinin kullanımı sırasında kendisinden haksız yere alınan 5.051,00 TL masrafın davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, 4.697 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, ancak reddedilen kısım için davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesine göre; “ 1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. 2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. ” Buna göre reddedilen kısım için davalı lehine 354,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.Bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle gerekçeli kararın hüküm başlıklı bölümünün 6. bendinin hükümden çıkartılarak yerine “ Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 354 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy