MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, davalı banka tarafından dosya masrafı ve yapılandırma adı altında toplam 2.151,51 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek bu kesinti ve işlemiş faiz miktarı olan 1.523,92 TL olmak üzere toplam 3.675,73 TL üzerinden icra takibine başvurduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2014/24569 E. sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 2.155,00 TL asıl alacak ve 855,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.006,51 TL üzerinden devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı bankadan kullanılan konut kredisi kapsamında tahsil edilen haksız kesintilerin iadesine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yoksa anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak icra takibi var ise takip tarihinden, yok ise dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir.
Dava konusu olayda, davacı icra takip tarihinden önce ihtarname çekerek davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. O halde Mahkemece asıl alacağa icra takibinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek ödeme tarihinin esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy