MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca ve ihbar olunan avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ....... vekili avukat ....vekili avukat ... ile davacı ...Yönetimi vekili avukat ...'ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından... ismiyle inşa edilip 2008 yılında maliklerine teslim edilen sitenin yönetimi tarafından yapılan inceleme sonucunda yapılarda eksiklik ve ayıplı imalatların tespit edildiğini, site yönetimi tarafından mevcut eksik ve ayıplı imalatların tespiti ve tazmini için hukuki yollara başvurulmasına yönelik olarak 19/02/2012 tarihinde karar alındığını ve bunun için davalıya...15. Noterliği'nin 22/03/2012 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ancak davalının yasadan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak açılan davada şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile bilirkişi raporları ile belirlenmiş olan... bloktaki gizli ayıpların KDV dahil giderilme maliyeti olan 2.918.986 TL ile site içi yollardaki gizli ayıplar nedeniyle KDV dahil 11.564 TL ve istinat duvarlarının güçlendirme bedeli olarak KDV dahil 396.068 TL ile 36 bloktaki pencere merkez ve balkon altı izalasyonları için KDV dahil 401.351 TL olmak üzere toplam 3.727.969 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ve ihbar olunan tarafından temyiz edilmiştir.
1-İhbar olunan ... aleyhine açılmış bir davanın olmadığı ve bu nedenle davada taraf sıfatının da bulunmadığı ayrıca aleyhine bir hüküm de kurulmadığı, ihbar olunanın kararı temyiz etme hakkının olmadığı anlaşılmakla ihbar olunanın temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
2-Site yönetimini temsilen ... tarafından açılan dava, ayıplı imalat ve eksik iş bedellerinin tahsiline ilişkindir. Site yönetimince, diğer bağımsız bölüm maliklerinin, kat malikleri kurulu kararı ile de olsa yetki vermesi ve kat malikleri adına dava açılması hukuken mümkün olmayıp, bu şekilde açılan davaya muvafakat vererek taraf teşkili sağlanması da mümkün değildir. Bu tür davaların bizzat kat malikleri tarafından açılması gerekir. Ancak, aynı zamanda kat maliki de olan yönetici, kendisine ait bağımsız bölümdeki ayıplı imalat ve eksik iş bedeli ile ortak yerlerdeki eksik iş ve ayıplı imalatların bedelinden tapudaki arsa payına düşen kısmın tahsilini talep edebilir. Hal böyle olunca mahkemece, site yönetimini temsilen dava açan...'un kat maliki olup olmadığı tespit edilerek, kat maliki olduğu takdirde kendi taşınmazı nedeni ile hissesine düşen bölümü yönünden arsa payı oranında talebe hakkının olduğu kabul edilmeli ve diğer hisseler yönünden yönetimin dava açma ehliyeti bulunmadığından, husumet nedeni ile davanın reddine, yöneticinin kat maliki olmadığının tespiti halinde ise davanın tümden husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir. Bu hususlara riayet edilmeden, yönetimin taşınmazdaki tüm eksik ve ayıplar nedeniyle açtığı davanın esesa hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bözmayı gerektirmiştir.
3-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan ...'nin temyiz dilekçesinin reddine, 2. bette açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 63.665,00 TL temyiz harcın istek halinde davalıya, 27,70 TL harcın ihbar olunana iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.