... vekili avukat ... ile ...Bank AŞ vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.12.2015 gün ve 2015/565-2015/1030 sayılı hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı bankadan tüketici kredisi kullandığını, kredi kullanım sırasında kendisinden masraf adı altında haksız olarak kesinti yapıldığını, alacağının tahsili amacıyla hakem heyetine başvurduğunu, hakem heyetinin delil mahiyetinde verdiği kararı ilamsız takibe koyduğunu, takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan haksız itirazın kaldırılması ile takibin devamı ile davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/5487 esas sayılı icra dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 1.655,00 TL asıl alacak ve (taleple bağlı kalınarak) 229,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.884,35 TL üzerinden, takip talebindeki koşullarla devamına, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2015 tarihinden itibaren 1.890,00 TL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davalı tarafından temyiz edilen hüküm, karar tarihi (29.12.2015) itibariyle 1.890,00 TL’yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin davalının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda nolu bentte açıklanan nedenle davalının temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy