MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin, aralarında yaptıkları Sağlık Hizmetleri Alım Sözleşmesi kapsamında, kuruma bağlı hastalara sağlık hizmeti verdiğini, davalı şirket ortağı Dr.... kamu kurumunda çalışmakta iken sahibi olduğu görüntüleme merkezine hasta sevki yaptığı gerekçesi ile 02.07.2007 tarihli 141 sayılı işlem ile 232.887.08 TL cezai işlem uygulanıp, davalının hak edişlerinden kesinti yapılarak ve teminat mektubu nakde çevrilerek kurum alacağına mahsup edildiğini, davalının 19.302,84 TL bakiye borcu kaldığını, 02/07/2007 tarihi itibariyle faizi ile birlikte davalıdan olan alacağın 44.429,79 TL olduğunu ileri sürerek, bunun tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yönlendirmede bulunulduğu iddiasına dayalı 2006 sözleşmesinin 5.1.3, 5.2.1 ve 5.2.2. maddeleri ile Büçte Uygulama Yönetmeliği'nin 2.3. maddesi doğrultusunda 02.07.2007 tarih ve 141 sayılı işlem ile tesis edilen, 232.887,08 TL cezai işlemden ( faizi ile birlikte 260.883,76 TL ) kuruma ödenmeyen bakiye 19.302,84 TL'nin ( faizi ile birlikte 44.429,79 TL ) tahsili isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 165/1. maddesinde "Bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir" hükmüne yer verilmiş olup, eldeki dosyanın davalısı şirket tarafından, cezai işlemin iptaline yönelik ... 25.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/133 E. Sayılı dosyasına 10.12.2007 tarihinde ( eldeki dava tarihinden önce ) dava açıldığı, yargılamanın sonuçlanmadığı görülmektedir. Bu durumda, bu davanın sonucunun eldeki davanın sonucunu etkileyeceği açık olduğundan, bekletici sorun olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Hâl böyle olunca mahkemece; 25.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/133 E. Sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle az yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerekirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy