MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı adına .... 125.000 TL. bedelli kredi kullandığını, davalının da sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, alınan kredinin davalıya teslim edildiğini ancak kredi borcunu bankaya kendisinin ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, davalıdan tahsili için yaptığı takibe haksız itirazın iptali ile % 20 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının aile şirketi olan Yaşasın AŞ.nin genel müdürlüğünü yaptığı dönemde eline geçirdiği belgeyi kötüye kullandığını, kredi borcunun şirket tarafından ödendiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacının kredi sözleşmesi gereğince davalı adına yaptığı ödemelerin tahsili için Karşıyaka 4.icra müdürlüğü'nün 2012/2923 takip sayılı dosya ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaların birleştirilmesi ve ayrılmasına ilişkin hükümler, 6100 sayılı HMK.nun 166 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, amacı usul ekonomisine hizmet etmek ve aynı konuda çelişkili kararlar verilmesini önlemektir. Anılan yasanın 166/1 maddesinde; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir." hükmü düzenlenmiş, birleştirmenin koşulu olan “bağlantı” da, aynı yasanın 166/4 maddesinde, "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması" olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda, davalı tarafından, davacı ... tarafından Karşıyaka 4.icra müdürlüğünün 2012/2923 takip sayılı dosya ile aleyhine yapılan takipten dolayı borçlu olmadığının tesbitine ilişkin İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/452 esas sayılı dosya ile dava açıldığı ve derdest olduğu anlaşılmaktadır. O halde eldeki itirazın iptali davası ile davalı tarafça açılan menfi tesbit davasının tarafları ve konusu aynı olduğundan bu dosya hakkında verilecek hükmün eldeki davayı etkileyebilecek nitelikte bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla eldeki davanın az yukarıda anılan dava dosyasında birleştirilerek yargılamanın sürdürülmesi gereklidir. Mahkemece, bu yön gözetilmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca tarafların diğer itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy