MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, mülkiyeti muris babasından intikal eden taşınmazı üzerinde davalı tarafından maden cevheri üretimi yapıldığını, bu hususta kendisi ve kardeşleri tarafından noterde düzenlenen taahhütname ile davalıya hak tanındığını ancak davalının bu taahhütnameye göre ödemesi gereken tutarları ödemediğini, 2010 yılı ödemesi için açtığı davayı kazandığını ve bu kararın kesinleştiğini, ancak davalının her yıl için ödemesi gereken 5.000,00 TL'nin ödenmediğini ve bu nedenle her yıl için borçlu olduğu 5.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın mükerrer dava nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, kendisi ve kardeşlerine ait olan taşınmaz üzerinde noterde düzenlenen taahhütname gereği davalı tarafından maden cevheri üretimi yapıldığını ancak her yıl ödenmesi gereken bedelin davalı tarafından ödenmediğini iddia ile 5.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, davalı ise bu taşınmazı verimli olmadığı için kullanamadığını zaten davacınında hissesini dava dışı kişiye haricen devrettiğini bu nedenle her hangi bir talep hakkına sahip olmadığını savunmuştur. Mahkeme ise bu konuda daha önce açılmış bir dava ve kesinleşmiş bir karar olması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir. Davacı her ne kadar daha önce aynı konuda bir dava açmış ise de bu dava dosyası üzerinde yapılan inceleme neticesinde dava tarihinin 20.01.2011, dava konusunun 2009 ve 2010 yılı alacağına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacının son celse alınan beyanında 2009 yılından itibaren alacaklarını istediği anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde daha önce açtığı davadan da bahsederek her yıl için alacak talep ettiğini beyan etmiş olduğuna göre mahkemece, öncelikle davacının hangi döneme yönelik talebi olduğu kesin bir şekilde açıklattırılarak, eğer talebi 2009 ve 2010 yılına yönelik ise davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, eğer 2011 yılı nisan tarihi ile dava tarihi arasındaki dönemde doğmuş olan alacağa ilişkin ise taraf delilleri toplanıp işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, davacının talebi açıklattırılmadan yazılı şekilde davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığın, peşin alınan 24,30 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 4,90 TL harcın davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.