MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka, davalı ...’e 28.02.2008 tarihli konut kredisi kullandırıldığını, krediye diğer davalı ...’in de müteselsil kefil olduğunu, davalıya muacceliyet ve kat ihtarnamesi keşide edilmesine rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 128.433,06TL alacağın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı ..., bankaya yaptığı ödemelerin dikkate alınmasını istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı ...’in sözleşmeyi kefil olarak imzaladığı, asıl borçluya karşı tüm yollar tüketilmediği kabul edilerek, bu davalıya yönelik davanın reddine, davalı ...’e yönelik davanın ise kısmen kabulü ile 97.610,22TL’nin dava tarihinden işleyecek sözleşmesel yıllık %20,12 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 28.02.2008 tarihli kredi sözleşmesine dayalı olarak, borcun ödenmemesi üzerine davalılara yönelik alacağın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davalı ...’in sözleşmeyi kefil olarak imzaladığı, davacı banka tarafından asıl borçlu hakkında tüm yasal yollar bitirilmeden kefile karşı takip başlatıldığı gerekçe gösterilerek bu davalıya yönelik davanın reddine karar verilmişse de, asıl borçluya başvurulmadığı olgusunu davalının defi olarak ileri sürmesi gerekir. Davalı ... tarafından def'i olarak ileri sürülmediğine göre mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.