Semih Tarakçı vekili avukat ... ile ... Bankası AŞ vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında .... Tüketici Mahkemesinden verilen 21.12.2015 gün ve 2015/55-2015/1698 sayılı hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı banka ile yapılan kredi sözleşmesi ile konut kredisi kullandığını, bu kredi sözleşmesi nedeniyle banka tarafından kendisinden dosya masrafları adı altında haksız tahsilat yapıldığını, bu haksız tahsilata konu bedellerin iadesi için icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; Davalının ..... İcra Müdürlüğünün 2014/12919 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibe 4.000,00 TL asıl alacak yönünden devamına,
İnkar tazminatına yönelik talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Mahkemece gerekçeli kararın 23.02.2016 tarihinde davacı tarafa tebliği üzerine davacı 10.03.2016 tarihli temyiz dilekçsi ile kararı temyiz etmiş ise de; dairemizin 27/06/2016 tarihli 2016/12957 Esas, 2016/15606 Karar sayılı İlamı ile temyiz süresi geçtikten sonra verilen temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davacının temyiz dilekçesinin reddine ilişkin karar üzerine 31.08.2016 tarihli dilekçesi ile Yargıtay Kararındaki Maddi Hatanın düzeltilmesi talebini içeren dilekçe verdiği anlaşılmakla; HMK da temyiz talebinin reddi halinde Karar Düzeltme Yoluna Başvurulacağı şeklinde kanun yolu bulunmakta olup bunun dışında maddi hata şeklinde kanun yolunun olmadığı açıktır. Hal böyle olunca davacının maddi hatanın düzeltilmesine ilişkin dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle maddi hata düzeltme dilekçesinin REDDİNE, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.