MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, vekili vasıtasıyla davalıya taşınmazını sattığını, satış bedelinin 150.000,00 TL olarak belirlendiğini, 110.000,00 TL'nin ödendiğini, ödenmemiş bakiye 35.000,00 TL'lik kısmın davalı uhdesinde kaldığını, aralarında yazılı bir anlaşma yapıldığını, bu anlaşma ile satışa konu dairenin satıştan önceki dönemlere ait elektrik su borçlarından dolayı davalıya icra takibi yapılması halinde, davalının kendisinde kalan paradan bu ödemeleri yapacağının ve her halükarda bu parayı 6 ayın sonunda davacı vekilinin hesabına yatırması gerektiğinin, her iki tarafça kabul edilerek, yazıya döküldüğünü; sözleşmedeki bu 6 aylık süre geçtiği halde, paranın kendisine iade edilmediğini, tahsili için yapılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafından dosyaya sunulan sözleşmedeki imzayı kabul etmekle birlikte, uhdesinde kalan paranın 5.000,00 TL olduğu halde, davacı tarafından sözleşmede tahrifat yapılarak 35.000,00 TL'ye dönüştürüldüğünü savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ödenmeyen bakiye satış bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkin olup, davacı, davalıya taşınmazını sattığını, ancak taşınmazın satış tarihinden önceki döneme ilişkin elektrik ve su borçlarının ödenmesi amacıyla satış bedelinin 35.000,00 TL'sinin davalıdan tahsil edilmediğini, aralarında imzalanan sözleşmeye göre 6 ay boyunca bu borçlardan dolayı davalıya icra takibi yapılmaz ise, bu paranın davalı tarafından kendisine iade edileceğinin kararlaştırıldığını ve bu süre geçtiği halde paranın ödenmediğini, davalı ise davacının iddia ettiği gibi 150.000,00 TL'ye değil 120.000,00 TL'ye anlaştıklarını ve ödenmeyen sadece 5.000,00 TL borcu kaldığını, ancak davacı tarafından aralarında imzalanan 26.04.2012 tarihli sözleşmede tahrifat yapılarak, 5.000,00 TL'nin 35.000,00 TL olarak değiştirildiğini, sözleşmenin diğer kısımlarındada değişikler yapıldığını, sonuç olarak henüz borcun muaccel hale de gelmediğini savunmuştur. Mahkemece, tahrifat hususunda Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanından rapor alınarak, dava konusu sözleşmede tahrifat yapılmadığı kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece alınan 12.05.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda; davalının iddia ettiği sonradan ilave hususlarında müspet veya menfi yönde teknik açıdan kesin bir netice beyan edilmediği ve ayrıca devam eden soruşturma dosyasında alınan 9.10.2013 tarihli ekspertiz raporunda da sonradan ekleme yapılıp yapılmadığı hususunda kesin bir görüş beyan edilemediği anlaşılmıştır. O halde davalının sözleşmede tahrifat olduğu yönündeki savunmaları konusunda mahkemece ....ndan taraf, mahkeme ve yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 653,00 TL harcın istek halinde iadesine, 21/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy