1-..., 2-..., 3-..., 4-..., 5-..., 6-..., 7-... vekili avukat ... ile ... Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 2. Tüketici Mahkemesinden verilen 04/04/2016 gün ve 2016/358-2016/497 sayılı hükmün davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
Davacılar vekili, müvekkillerinin, davalıdan konut satın aldığını, satışın kredi kullandırılarak yapıldığını ve imzalanan sözleşmelerin 2.2 maddesine göre "taksit oranlarındaki artış oranı bir önceki altı aylık dönemdeki memur maaş artış oranı, tüfe ve üfe oranlarını içeren endeksler arasından düşük olanına göre arttırılacaktır" düzenlemesinin bulunduğunu, davalının bu hükme rağmen 2006 yılı 2. aylık dönemi için % 4.88 enflasyon oranını esas alarak artırım yaptığını, oysa bu dönemde memur maaş artış oranının % 2.50 olduğunu ve kredi geri ödemesine de bu oranda arttırım uygulanması gerektiğini, bu durumda müvekkillerinden fazladan tahsilat yapıldığını beyanla, fazlaya dair haklarını saklı tutarak her bir müvekkili için 1.200 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş, 13/03/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile; talebini davacı ... yönünden 1.298.41 TL'ye, davacı ... yönünden 1.816.80 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Somut olayda davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan her bir davanın değerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektmekte olup, davacılar tarafından temyiz edilen her bir bölüm karar tarihi itibariyle 2.190,00 TL.yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427. maddesinin 2. fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olarak verilen karara ilişkin davacıların temyiz dilekçelerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacıların temyiz dilekçesinin ayrı ayrı REDDİNE, 03/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy