... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13/11/2014 tarih ve 2013/395-2014/594 sayılı hükmün Dairenin 25/03/2015 tarih ve 2015/7793-2015/9570 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, kurum hastanesinde tedavi gören davalı ... memur, personel ve bakmakla yükümlü oldukları kişilere verilen sağlık hizmetlerine istinaden... sistemi üzerinden davalı kuruma teslim edilen 2012 yılı Nisan dönemi faturalarından mutabakat faizi kesintisi adı altında kesinti yapıldığını, yapılan bu kesintinin haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, ıslahen 168.164,17 TL faiz kesintisinin davalı kurumdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacının temyizi üzerine onanmış; davacı bu kez de karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacı sağlık tesisinin davalı kurum nezdinde doğan alacağından Nisan 2012 dönemi için davalı kuruma fatura edilen 20.263.848,24TL'nin avans olarak ödenmesinden sonra taraflar arasında varılan mutabakat gereği alacağın 19.594.696,81TL olduğunun anlaşılması üzerine oluşan ve avans ile birlikte davacı sağlık kuruluşuna ödenen 669.151,43TL için tahakkuk ettirilen 168.164,17TL faiz kesintisinin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasında mevcut bulunan sözleşme ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usül ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 12. maddesine göre, dava konusu yapılan faiz kesintisinin yasal olduğu anlaşıldığından, bilirkişi görüşüne iştirak edilmeyerek sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 97. maddesinin 7. bendinde 3 aylık süre içinde avans hesabının kapatılacağının düzenlendiği, belirtilen süresinin üzerinde mutabakatın sonuçlandırıldığı, faiz kesintisi uygulanmasının yasal dayanağı olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece söz konusu yasa maddesi gözetilmeden Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usül ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 12. maddesine göre davanın reddine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekirken, zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onamaya dair 25.03.2015 tarih, 2015/7793 Esas, 2015/9570 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bu yönden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin onamaya dair 25.03.2015 tarih, 2015/7793 Esas, 2015/9570 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ve mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, 12/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy