MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kredi kullandığını, davalı banka tarafından çeşitli adlar altında 3.860,00 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek yapılan bu kesintinin, faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.140,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, kendisinden haksız yere 3.860,00 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.140,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı yararına da 86,28 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13.maddesinde yer alan " (1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmü gereğince, AAÜT'nin 3.kısmına göre davalı yararına, davanın reddedilen kısmı kısmı olan 719,80 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 86,28 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün, 3.nci bendinde yer alan “Kabul ve redde göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir ve tespit edilen 900-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 86,28-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, ” cümlesinin karardan çıkarılarak yerine aynen " Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir ve tespit edilen 900-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 719,80 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, ” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 53,64 TL harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 08/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.