MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tüketici hakem heyeit kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının murisi tarafından kullanılan konut kredisi nedeniyle bankaca yapılan kesintilerin Şehzadeler Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığının 07/08/2015 kararı ile davalının murisi ...'a iadesine karar verildiğini ileri sürerek tüketici hakem heyeti kararının kısmen iptalini istemiştir
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki davada, ilçe hakem heyeti kararının kısmen iptalini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davaya konu kredi sözleşmesinde davacı banka ile muris ...'ın taraf olduğu, hakem heyeti kararının ...'ın mirasçıları tarafından icra takibine konu edildiği, davacı bankanın işbu davada yalnızca ... mirasçısı olarak .... davalı olarak gösterdiği anlaşılmaktadır. Müteveffa ...'ın terekesinde, mirasçılar arasında elbirliği hükümleri geçerlidir. Elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 640 ve 702. maddeleri uyarınca, tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup, tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da tüm mirasçılara karşı birlikte açılması gerekir. O halde, davalı dışındaki diğer mirasçıların da davaya katılımlarının sağlanması, muvafakatlerinin alınması ya da terekeye temsilci tayin ettirilmesi gerekir. Hal böyle olunca, davacıya diğer mirasçıların davaya katılımını sağlaması veya muvafakatlarını alması ya da terkeye temsilci tayin ettirmesi için süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken; mahkemece taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile Manisa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.12.2015 tarih ve 2015/320 esas 2015/642 karar sayılı kararının sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 11/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.