... vekili avukat ... ile.....Bankası A.Ş. vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında....Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13/01/2016 gün ve 2015/654-2016/22 sayılı hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı bankadan tüketici kredisi kullandığını, kullandığı kredi nedeniyle çeşitli adlar altında masraf tahsil edildiğini, bunların miktarının belirlenmesi için bankaya başvurduğunu, bankadan olumsuz yanıt aldığını, bunun üzerine ilçe hakem heyetine başvurduğunu, bankanın hakem heyetinede herhangi bir belge göndermediğinden miktarın belirlenememesi nedeniyle aleyhine karar verdiğini, bu nedenle hakem heyeti kararının iptalini, alacağın belirli hale gelmesinden sonra oluşacak her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10 TL'nin kesinti yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafına iadesine karar verilmesini istemiştir
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL'ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı karan uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davacı tarafından temyizi istenen ve mahkemece reddedilen miktar 10 TL olup karar tarihi (13.01.2016) itibariyle 2.190,00 TL’yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427. maddesinin 2. fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin davacı tarafın temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy