MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tüketici kredisinden kaynaklanan davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın feragat nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalı bankadan 05.03.2010 tarihinde 36.000 TL konut kredisi kullandığını, dosya masrafı, ipotek fek ücreti, istihbarat ücreti, dekont basım ücreti, eksper ücreti, ipotek tesis ücreti ve başka adlar altında haksız ve hukuka aykırı kesintiler yapıldığını ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı tutularak 1.273 TL nin tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanılan konut kredisi nedeniyle masraf adı altında davalı banka tarafından kesilen paranın fazlaya dair haklar saklı tutularak tahsili isteğine ilişkindir. Davacı vekili 26.05.2014 tarihli dilekçesi ile "... kesilen miktarın il hakem heyeti yetkisinde kalan bir miktar olduğunu tespit etmiş bulunmaktayız. Il hakem heyetine başvurulmadan sehven bu dava açılmıştır. Beyanlarımız doğrultusunda dava şartlarının oluşup oluşmadığı da irdelenerek gereğinin yapılmasını ... " şeklinde beyanda bulunmuş, mahkemece feragat nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( HMK ) feragat ve kabulün şekli başlıklı 309.maddesinde " Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." düzenlemesini içermekte olup, davacının yukarıda yazıya alınan beyanının kayıtsız ve şartsız olmadığı görülmektedir. Hal böyle olunca işin esasına girilip, sonucu çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 09/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy