MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kullandığı tüketici kredisi kapsamında davalı banka tarafından yapılan haksız kesintinin tahsiline karar verilmesi için başvurduğu Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin talebini reddettiğini ileri sürerek, bu kararın iptali ile haksız kesintinin tarafına iadesini istemiş, miktar belirtmemiştir.
Davalıya dava dilekçesi tebliğ olunmamış, taraf teşkili sağlanmamıştır.
Mahkemece, Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin ilgili kararının iptali ile, kredi sırasında haksız olarak tahsil edilen 105 TL nin hakem heyetine başvuru tarihinden avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir.
Davacı, eldeki davası ile aleyhine verilen hakem heyeti kararının iptali ile kullandığı tüketici kredisi kapsamında yapılan haksız kesinti miktarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalıya dava dilekçesi tebliğ olunmadan henüz taraf teşkili sağlanmaksızın davanın esası hakkında kabul kararı verilmiştir. Ne var ki mahkemece, davanın esası hakkında bir karar verilmeden önce taraf teşkili sağlanması yasal zorunluluk arz etmektedir. Aksi halde HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırılık doğmaktadır ki bu durum hukuken korunamaz.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar göz ardı edilerek davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile; Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 18/3/2016 tarih ve 2016/505 Esas 2016/417 karar sayılı kararının sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 21/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.