... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.10.2013 gün ve 2012/509 2013/636 sayılı hükmün Dairemizin 12.11.2015 tarih ve 2014/42738 2015/32963 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, murisinden kalan yerin intikali ve üçüncü kişilere satışı için davalı kardeşine, 24.8.1987 tarihinde vekaletname verdiğini, davalının 18.11.1987 tarihinde intikali yaptırdığı ve 26.8.1994 tarihinde de satışı gerçekleştirdiği halde kendisine bilgi vermediği gibi bedel de ödemediğini, davalı vekilin hesap verme yükümlülüğünün bulunduğunu bildirerek taşınmazın dava tarihi itibarıyla rayiç değerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının satışı bildiğini, zamanaşımının oluştuğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, satış tarihinden itibaren zamanaşımın dolduğu gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.11.2015 tarih ve 2014/42738 Esas 2015/32963 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, bu kez davalı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, davalı vekil tarafından satılan ve satış bedeli ödenmeyen taşınmaz nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesine dayanmakta olup, vekalet sözleşmesinin en önemli unsurları arasında; vekilin talimata uygun hareket etme borcu, özen borcu ve hesap verme borcu gelmektedir. Vekalet sözleşmesinde vekilin hesap verme borcu vekalet sözleşmesinin kurulmasıyla birlikte doğup;işin vekil tarafından yürütülmesi sırasında ve sona ermesinde de devam etmektedir. BK.nun 392.maddesi hükmü gereğince vekil, talep üzerine yaptığı işin hesabını vermeye ve müvekkili nam ve hesabına edindiği herşeyi iade etmeye, iade edinceye kadar da almış olduğu şeyleri saklamaya zorunludur. Bu nedenle de vekilin aldıklarını geri verme borcunda zamanaşımı vekalet sözleşmesi sürdükçe işlemez. Bir başka deyişle iade borcunda muacceliyet vekilin hesap vermesi veya sözleşme ilişkisinin bitmesi ile başlar. Nitekim Hukuk Genel Kurulu'nun 2011 tarih ve 2011/13-161 esas ve 2011/276 karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Davacı satışı Elazığ Tapu Müdürlüğü'nün 25.5.2012 tarihli yazıyla öğrendiğini beyan etmiştir. Davacının beyan ettiği öğrenme tarihinden daha önce satışı bildiğine ilişkin dosyada delil bulunmamaktadır. Buna göre öğrenme tarihinden itibaren BK. nun 126.maddesindeki 5 yıllık süre dava tarihi itibariyle henüz dolmamıştır. Somut uyuşmazlık itibariyle mahkemece davacının satışı öğrendiğini beyan ettiği 25.5.2012 tarihinden dava tarihine kadar BK 126. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği gözetilerek, işin esasına girilerek sonucuna uygun şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde zamanaşımının dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu gerekçeyle bozulması gerekirken satışın öğrenildiği tarihe ilişkin kararda maddi hata yapılarak dava tarihi ile 26.11.2007 tarihlerinin yazıldığı anlaşılmış olup davalının karar düzeltme talebinin kabulüyle maddi hatanın düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 12.11.2015 tarih 2014/42738 Esas ve 2015/32963 Karar sayılı bozma kararında maddi hatanın düzeltilerek mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 29.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy