MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı şirket nezdinde çalışan dava dışı işçi tarafından işçi alacaklarının tahsiline ilişkin İş Mahkemesi’n de açılan dava sonucu verilen karara istinaden başlatılan icra takibi nedeniyle dava dışı işçiye ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, ödenen bedelin davalı şirketin sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 21.700,78 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cevap dilekçesi vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, davacının taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK.’nun 114/1-d,h ve 115/1,2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, asıl işveren davacının, davalı şirket tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı miktarın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
1-6100 sayılı HMK.nun 294.maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda, eldeki dava, asıl işveren davacının, davalı şirket tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı miktarın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkeme gerekçesinde, dava dışı işçi tarafından İş Mahkemesi’nde Sağlık Bakanlığı aleyhine dava açması nedeniyle davacının taraf sıfatı bulunmadığı belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, aynı zamanda İş Mahkemesi’nin kararının kesinleşmemiş olması nedeniyle rücü hakkının bu aşamada doğmadığı belirtilerek çelişki ve tereddüt uyandıracak biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.