(4721 S. K. m. 6) (2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... geldi, karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalılara 05.02.2013 tarihli sözleşme ile 250.000,00 TL borç verdiğini, sözleşmeye göre borcun 05.11.2013 tarihinde ödenmesi gerektiğini, ancak borcun geri ödememesi nedeniyle başlattığı icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların icra takibine vaki itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının uzun yıllardır ... yaşadığını, ... ve dilini iyi bilmesi nedeniyle orada lisans kursu kazanan oğullarının bürokratik işlemlerinde yardımcı olması nedeniyle davacıya boş belgeyi imzalayarak verdiklerini, davacının bu boş kağıdın üzerini doldurmak suretiyle takip başlattığını, takip dayanağı belge nedeniyle borçlu olmadıklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davaya konu senet içeriğindeki paranın davalılara borç olarak verildiği davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, karz akdi niteliğindeki belgeye dayalı olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. Davacı, takibe konu 05.11.2013 tarihli belgeye göre davalılara 250.000,00TL borç verdiğini ileri sürmüş, davalılar, belgeyi başka nedenle boş olarak imzaladığını, üst kısmının sonradan doldurularak borç belgesi yapıldığını, davacıya borçlarının olmadığını savunmuşlardır. Mahkemece takip dayanağı belgedeki paranın nakten davalılara borç olarak verildiği davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu belge altındaki imzanın davalılara ait olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf yoktur. Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince açığa imza atan sonucuna katlanır. Belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğu hususunun davalılar tarafından aynı kuvvetteki delillerle ispatlanması gerekir. Davalılar, dosya kapsamındaki delillerle iddiasını ispatlayamamıştır. Öyle olunca mahkemece, varsa davalılara yemin delili hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile ispat külfeti ters çevrilerek yazılı şekilde davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy