MAHKEMESİ: İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi
DAVALI: Türk Ekonomi Bankası vekili avukat Jale Kuleli
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan 11.7.2014 tarihinde Konut Finansmanı Sözleşmesi ile 300.000-TL tutarlı konut kredisi kullanmak üzere başvuruda bulunduğu nu tüm evrakları imzaladığı, dava dışı konut satıcısı ile anlaşmazlık nedeniyle konutu satın almaktan vazgeçtiğini, bu nedenle 14.7.2014 tarihinde davalı bankaya anılan krediyi kullanmaktan vazgeçtiğini bildirdiği, davalı banka tarafından kredinin açılışı sırasında değişik isimler altında dosya masrafı ile kapanışı sırasında erken ödeme ücreti ve kredi faizi adı altında değişik kesintiler yapıldığını, yapılan bu kesintilerin haksız olduğunu ileri sürerek 7.614,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 11.7.2014 tarihli Konut Finansmanı Sözleşmesi için davacıya sözleşme öncesi bilgilendirme formunun imza karşılığı 8.7.2014 tarihinde verildiğini, sözleşmenin usulüne uygun şekilde yürürlüğe girdiğini, yapılan kesintilerin ise sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın makul süre önce davacıya “sözleşme öncesi bilgilendirme formu”nun verilmediğinden konut finansmanı sözleşmesinin Yasaya uygun düzenlenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun konut finansman sözleşmelerine ilişkin “sözleşme öncesi bilgilendirme yükümlülüğü” başlıklı 33/1. maddesinde “Konut finansmanı kuruluşları, tüketiciye, konut finansmanı sözleşmesinin koşullarını içeren sözleşme öncesi bilgi formunu, sözleşmenin kurulmasından makul bir süre önce vermek zorundadır.” hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinde ise, davalı banka tarafından davacıya 11.7.2014 tarihinde kullandırılan Konut Finansmanı Sözleşmesi için “Sözleşme Öncesi Bilgilendirme Formu”nun imza karşılığı 8.7.2014 tarihinde verildiği görülmektedir. Başka bir anlatımla davalı bankanın, konut kredisini kullandırmadan makul süre önce davacıya sözleşme öncesi bilgilendirme formunu verdiği anlaşılmaktadır. O halde, taraflar arasında akdedilen 11.7.2014 tarihli Konut Finansmanı Sözleşmesi tarafları bağlar. Hal böyle olunca, davacıya kullandırılan 11.7.2014 tarihli kredinin, aynı tarihte davacının hesabına aktarıldığı ve davacının tasarrufuna sunulduğu da gözetildiğinde, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin değerlendirilerek, davacıdan yapılan kesintiler konusunda gerektiğinde bilirkişi raporu da alınmak suretiyle hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.