... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında.... Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 16.4.2015 tarih ve 95-248 sayılı hükmün Dairenin 26.11.2015 tarih ve 28935-34599 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalının Kooperatif hissesini devraldığını, hisse devrinden sonra kooperatif yönetiminin değiştiğini, üyelik aidatı olmak üzere devir tarihinden öncesine ait borçların da kendisinden talep edildiğini, şu ana kadar toplam 42.800,00-TL'yi aşkın bir miktar ödediğini, ayrıca Kooperatifin başka borçlarının da olduğunun öğrenildiğini,bu meblağların da kendisinden tahsil edileceğini ileri sürerek devir tarihinden önce doğan borçlar nedeniyle yapılan ödemelerden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 6100 sayılı HMK 109/2. maddesi uyarınca talep konusunun taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli olduğu durumlarda kısmi dava açılamayacağı, davacı tarafça davaya konu talep sonucunun açıklanması, talep sonucuna göre eksik nispi harcın ikmali hakkında 6100 sayılı HMK 114/g, Harçlar Kanunu 28-32.maddesi uyarınca verilen 2 haftalık kesin süreye rağmen dava şartı eksikliğinin giderilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; davacı tarafından temyiz edilen hükmün Dairemizin 26.11.2015 gün, 2015/28935 Esas, 2015/34599 Karar sayılı ilamı ile onanması üzerine, bu kez davacı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
1-Dava, kısmi alacak istemine ilişkindir. Kural olarak alacaklı, alacağının tümü için dava açmak zorunda olmayıp, alacağının belli bir bölümünü dava konusu yapabilir. Zira; hiç kimse kendi lehine olan davayı (tam dava) açmaya zorlanamaz.(HMK m.24/2) Bu bağlamda davacının alacağının şimdilik belli bir kesimi için açtığı davaya, kısmi dava denilir. Kısmi dava 6100 sayılı HMK'nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında; "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" denilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında yer alan "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz.” düzenlemesi ise 11.04.2015 tarihli, 29323 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 01.04.2015 tarihli 6644 numaralı Yargıtay Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 4. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Usul kanunlarının yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren meydana gelen olaylara uygulanmasına derhal (hemen) uygulama ilkesi adı verilmektedir. Derhal uygulama ilkesi gereğince yeni kanun, yürürlüğe girdikten sonraki olay ve işlemlere uygulanmaktadır ve geçmişe yürümemektedir. Hukuk yargılamasında, kanun değişikliklerinde ilke "derhal uygulama" dır. Bu ana kurala bağlı kalınarak, eski kanun zamanındaki usul işlemleri, eski kanuna göre sonuçlanmalı, sonuçlanmamış işlemlere ise yeni kanun uygulanarak sonuçlandırılmalıdır. Bu ilkeler gözetilerek somut olaya bakıldığında; karar tarihi itibariyle mahkemenin dayandığı HMK'nun 109/2 maddesi yürürlükten kaldırılmış olup, derhal uygulama ilkesi gereğince eldeki davada da uygulama olanağı kalmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece davanın esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken zuhulen onandığı yeniden yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığından Dairemizin 26.11.2015 gün, 2015/28935 Esas, 2015/34599 Karar sayılı onama kararı kaldırılmalı, mahkeme kararı bozulmalıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 26.11.2015 gün, 2015/28935 Esas, 2015/34599 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy