MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar,davalı şirket ile yapılan harici satış sözleşmelerine dayalı olarak davacı ... tarafından 2 adet,davacı ... tarafından 3 adet daire satın alındığını,her iki satış sözleşmesine göre toplam 225.000 TL peşinat ödemesi yaptıklarını,satışı yapılan taşınmazların sözleşmelere göre 31.12.2014 tarihinde teslimi gerekirken halen teslim edilmediğini ve tapu devirlerinin yapılmadığını ileri sürerek; 10.000 TL müspet zararı ile ödenen 225.000 TL peşinatın denkleştirici adalete göre yapılacak hesaplaması sonucuna göre artırılmak üzere 235.000 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden incelenerek karar verilmekle davalının cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
Mahkemece, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda davacı ... iki adet,diğer davacı ... Polat üç adet daire satın aldığını, dairelerin sözleşme uyarınca teslimi gereken tarihte teslim edilmediğini ileri sürerek, ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre yapılacak hesaplamaya göre tahsili ile oluşan müspet zararının tahsili istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece davacıların toplam beş adet daire satın alması nedeniyle tüketici kabul edilemeyecekleri gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de; mahkemece sadece satın alınan dairenin sayısı dikkate alınarak davacıların tüketici kabul edilmemesi yerinde değildir. Konut alım-satımına dair uyuşmazlıkların 6502 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilmesi için tüketicinin malı satın alma amacı büyük önem taşımaktadır. Yasa, nihai tüketici tarafından kullanım amacı ile alınan konut ve tatil amaçlı taşınmazlar yönünden geçerlidir. Dosya kapması itibariyle davacıların taşınmazları kişisel ihtiyaçları dışında, belirli bir meslek icrası veya ticari amaçlarla satın aldıklarına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gözetildiğinde taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir.Bu itibarla uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir.Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek, hüküm tesisi gerekirken, genel mahkemelerin görevli olduğundan bahisle, görevsizlik kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 23/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy