MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davalı Belediyeye ait olan .... Mahallesi .... ada .... numaralı parseldeki taşınmaz hissesini,.... Belediye Encümeninin 28.3.2006 tarihli kararı ile satın aldıklarını, 10.05.2006 tarihinde satış bedeli olan toplam 115.200,00’yi ödediklerini, ne var ki davalının dava dışı Ankara Büyükşehir Belediyesine olan borcundan dolayı, hisse üzerinde haciz şerhleri bulunduğundan; arsanın tapu devrini alamadıklarını, hacizlerin kaldırılması için 50.000,00 TL’yi davalının borçlarına karşılık olmak üzere, dava dışı Büyükşehir Belediyesi hesabına 27.02.2008 tarihinde yatırmak zorunda kaldıklarını, davalının sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle ödedikleri miktarın tahsili için başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.05.2014 Tarih 2013/15564 Esas 2014/16245 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davanın kabulü ile itirazın iptaline, iş yargılamayı gerektirdiğinden tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-, Dava, satın alınan taşınmaz hissesi üzerindeki haciz şerhlerinin kaldırılması için davacıların dava dışı Büyükşehir Belediyesine, davalının borçlarına karşılık ödemiş olduğu bedelin rücuen tahsili amacı ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkmece borcun rücuen tahsilinin gerekip gerekmediği hususunun yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
İ.İ.K.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötü niyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında icra takibine konu olan alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7.maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, iki numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “İş yargılamayı gerektirdiğinden tazminat takdirine yer olmadığına” cümlesinin tümden hükümden çıkartılarak yerine aynen "Davacılar lehine hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden % 40' ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davacılara iadesine, 05/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.