MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı ifa davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıdan daire satın alan kat malikleri olduklarını, satın aldıkları dairenin ortak alanlarında gizli ayıp ve eksik işler bulunduğunu, bu amaçla Sulh Hukuk Mahkemesinde tespit yaptırdıklarını ileri sürerek, fazlaya dair haklarını saklı tutmak kaydı ile hisse oranları göz önüne alınarak şimdilik her bir kat maliği için 3.000,00 TL’olmak üzere toplamda 105.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, kendisine görevsizlikle gelen dosyada; dosya üzerinden yapılan incelemede HMK 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE, karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Eldeki davada, davacılar davayı açarken, satın aldıkları dairenin ortak yerlerinde gizli ayıplar ve eksik işler bulunduğunu iddia ederek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir davacı için 3.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68/1. maddesinde öngörülen; “ Değeri ikibin ikiyüz Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin üçyüz Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin iki yüz Türk Lirası ile üç bin üç yüz Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Taraflar bu kararlara karşı 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilirler. Hakem Heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine Tüketici Mahkemesinin vereceği karar kesindir” hükmü uyarınca 6502 sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklanan ve dava tarihi itibariyle her bir davacı yönünden ayrı ayrı 3.300,00 TL'nin altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvurulmadan tüketici mahkemesinde dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Davacılar davayı açarken fazlaya dair haklarını saklı tutmuş olduğuna ve davanın da niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olduğu anlaşıldığına göre mahkemece, işin esası incelenerek sonuca göre bir karar vermesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, 05/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy