1-... 2-... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında.... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27.03.2013 gün ve 2007/169 2013/135 sayılı hükmün Dairemizin 22.10.2014 tarih ve 2013/30699 2014/32521 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı ... avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440. Maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE ve aynı kanunun 442 maddesi hükmünce 260.00 (ikiyüzaltmış) Lira para cezası ile aşağıda dökümü yazılı 8,40 TL. kalan harcın karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 5.5.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Muhalefet Şerhi
Mahkemece her iki tarafı Türk olan, alacaklısı yazılı olmayan, kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren ...da düzenlenmiş ve belgeyi elinde bulunduran davacı tarafından bu belgeye dayalı olarak başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında; söz konusu uyuşmazlığın çözümünde Alman Hukukukunun uygulanması gerektiğinin ve.... Hukukuna göre tek taraflı borç ikrarını içeren geçerli bir sözleşme bulunduğu yönündeki bilirkişi görüşü mahkemece benimsenerek davanın kabulüne dair karar dairemizce Türk Hukuku uygulanmak suretiyle anılan belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunarak temel ilişkinin şahitle ispat edilmesi gerektiği noktasında bozulmuş ise de olayda uygulanması gerekli Milletler Arası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanununun 24. maddesinde " (1) Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbidir. Sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir.
(2) Taraflar, seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya bir kısmına uygulanacağını kararlaştırabilirler.
(3) Hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir. Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir.
(4) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edilir. Ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme, bu hukuka tâbi olur. " hükümleri yer almaktadır.
Davacı karar düzeltme dilekçesinde açıkça Alman Hukukunun uygulanması gerektiğini davalıda borcu inkar etmekle birlikte anılan belgenin Almanyada yargılamaya tabi tutulmasını istemekle, sözleşmede de açıkça .... kanun maddelerine atıf yapılması nedeniyle taraflar olayda Alman Medeni Kanununun uygulanmasını seçmişlerdir. Hal böyle olunca mahkemenin yabancılık öğesini inceleyen bilirkişi incelemesine dayalı olarak verdiği kararın onanması gerekirken yazılı gerekçeyle Türk Borçlar Kanunu uygulanarak bozulmasına karar verilmesi hatalı olup bu karara yapılan karar düzeltme isteminin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi yönündeki sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy