... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25/06/2014 tarih ve 2014/107-2014/399 sayılı hükmün Dairenin 09/12/2015 tarih ve 2014/42984-2015/36011 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, müteahhit olarak dava dışı arsa sahibi ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre kendisine düşen dava konusu daireyi davalıya 105.000 TL bedelle sattığını, satış bedelinden 42.260 TL kısmın ödenmediğini, bu alacağın tahsili amacıyla icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine takubun durduğunu ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı dava dışı ....isimli kişiden 85.000 TL bedelle satın aldığını, bu satış bedelinin 20.000 TL kısmını elden kalan 65.000 TL kısmını kredi çekerek ödediğini, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.Dairemizin 09.12.2015 tarih ve 2014/42984 esas, 2015/36011 karar sayılı ilamı ile hüküm onanmış olup, bu kez davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ile davalı arasındaki gayrimenkul satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacının müteahhit olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı, buna göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir Tüketici Mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi yok ise ara kararıyla davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebi kabul edilmeli ve dairemiz onama kararı kaldırılıp, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer karar düzeltme itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulüne, dairemizin 09.12.2015 tarih ve 2014/42984 esas, 2015/36011 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bu şekilde BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacının diğer karar düzeltme itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 86,00 TL harcın istek halinde iadesine, 09/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy