MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, banka tarafından dosya masrafı, hesap işletim ücreti, ipotek fek ücreti ve erken ödeme ücreti adı altında 4.617,50 TL haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek bu miktarın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.467,50 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile davalı banka ile imzaladığı konut kredisi sözleşmesi nedeniyle kendisinden farklı isimler altında tahsil edilen bedellerin iadesini istemektedir. Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, davalı banka tacir olup, yaptığı masrafları tüketiciden isteme hakkı bulunduğu anlaşılmakta ise de, somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı da gözetildiğinde, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarını tüketiciden isteyebileceğinin kabulü gerekir.
4077 sayılı Kanun’un 10/B maddesinde, “Tüketici, konut finansmanı kuruluşuna borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi aynı zamanda bir ya da birden çok ödemeyi vadesinden önce yapabilir. Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilebilir. Erken ödeme ücreti gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemez. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilemez” hükmü yer almaktadır.
Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin faiz türüne göre, davacının bir ya da birden çok ödemeyi vadesinden önce yapması nedeniyle konut kredisi için masraflar arasında gösterilen erken ödeme ücretinin tahsilinde hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı, haksız şart teşkil edip etmediği ancak sözleşme evrakının incelenmesi ile mümkün olabilecektir.
Mahkemece, dava konusu kredi sözleşmesi ve ekleri getirtilmeden ve inceleme yapılmadan hüküm kurulmuştur. Mahkeme kararı, denetime açık olmayıp kredi masraflarının türü (erken ödeme ya da yapılandırma niteliği vs.) ve bu masrafların zorunlu, makul ve belgeli olup olmadığı konusunda açıklık taşıyan bir gerekçe içermediği gibi kredi sözleşmesi ve eki evraklar dosyada bulunmadığı halde gerekçede bu belgelerin var olduğuna ilişkin matbu değerlendirmeler yer almaktadır.
Hal böyle olunca Mahkemece, kredi sözleşmesi ve eki belgeler ile bilgilendirme formu temin edilerek kredi için ne kadar kesinti yapıldığı zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarının nelerden ibaret olduğu ve davacıdan alınan erken ödeme ücretinin haksız şart teşkil edip etmediği üzerinde durularak gerektiğinde açıklamalı, taraf, hâkim ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetersiz gerekçe ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.