MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı kooperatif, kooperatifin önceki yöneticileri olan davalıların görev yaptıkları dönemde pek çok usulsüz işleme karşılaştıklarını, zimmet, usulsüz fatura kullanmak, karşılıksız ve olağan dışı miktarlarda ödeme yapmak, haksız kazanç elde etmek, kooperatif defter ve belgelerini denetime vermemek, sahte imza kullanmak gibi eylemlerde bulunduklarını, genel kurul toplantısında bilançolarının kabul ve ibra edilmediğini ileri sürerek bir kısım resmi ödemelerin zamanında yapılmaması nedeniyle Kooperatifin ödemek zorunda kaldığı 28.250,00-TL gecikme cezası ile usulsüz ve nedensiz olarak ... Sitesi'ne aktarılan ve nereye harcandığı belli olmayan 41.150,00-TL'nin ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müt.eselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 28.250,00-TL'nin 12.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sair taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davalıların, dava konusu olaylar nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/159 Esas sayılı dava dosyasında görevi kötüye kullanmak ve zimmet suçlarından yargılamalarının devam ettiği anlaşılmaktadır. Hukuk hâkimi, Türk Borçlar Kanunu' nun BK.nun 53. (6098 sayılı BK.nun 74) maddesi uyarınca ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile bağlı değildir. Ancak mahkumiyet kararı ve tespit edilen maddi olgularla bağlıdır. Hal böyle olunca mahkemece, ceza davasının sonuçlanması ve verilecek kararın kesinleşmesi beklenerek, ceza dosyası kapsamı ile bu dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilmeli ve sonuca uygun bir karar verilmelidir. Bu husus gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacı ve davalılara iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy