MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı taraf, davalıların murisi ... ile arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, bedelini ödediğini, parseldeki hissenin zilyetliğinin de kendisine teslim edildiğini, davalıların ise söz konusu taşınmaz hissesini tapudan üçüncü kişilere devir ve temlik ettiklerini ileri sürerek, fazlaya ilşkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmeye konu taşınmaz hissesinin dava tarihindeki değerinden 50.000,00TL'nin faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın 50.000,00TL üzerinden (taleple bağlı kalınarak) kabulüne, dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyanın incelenmesinde, dava dışı ...'in, davacı ...'den aldığı düzenleme şeklindeki 10.08.1987 tarihli vekaletnameye dayanarak 08.02.2011 tarihli vekaletnameyle avukat tutarak, davacı ... adına işbu davayı açtırdığı, ancak dayanak vekaletname olan 10.08.1987 tarihli vekaletnamede dava dışı Hüseyin'in özel yetkiyi gerektiren avukat tutma yetkisinin olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, davacı ... adına dava açan avukatın usulüne uygun vekaletnamesi bulunmamaktadır. Dava dışı Hüseyin'in, davacı adına avukat tutma yetkisi olmadığından, davayı takip eden avukatın bu davayı yasa gereği açma ve takip yetkisi bulunmadığına göre, dava dilekçesi davacı ...'ye tebliğ edilerek, Ali'nin davaya muvafakatının bulunup bulunmadığı tespit edilerek ve böylece taraf teşkili sağlanarak, temyiz eden davalıların da kazanılmış hakkı doğduğu takdirde korunması suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetkisiz temsilci tarafından açılan davanın esasına girilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, temyize gelen davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz eden davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy