MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalının Irak Elektrik Bakanlığı'ndaki bir kısım işleri için danışmanlık yaptığını, davalıya şirket adına takip ettiği işlerde kullanmak üzere masraf avansı ödendiğini, gönderilen meblağın ancak bir kısmı için harcama belgesi sunulduğunu, belgelenemeyen ve iade edilmeyen meblağ yönünden icra yoluyla takip başlatıldığını, ancak davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacı şirket ile aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunduğunu, Irak'ta yapılacak enerji işinden sorumlu proje koordinatörü olduğunu, davanın İş Mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının, davacı şirkette Irak bölge koordinatörü olarak çalıştığı, başka kurumda çalışmadığı, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğu, davanın konusunun davalıya verilen iş avansı olduğu, davaya bakmakta İş Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle HMK'nun 114 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davacının davasının görev yönünden usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasındaki işin niteliği, tarafların sorumlulukları hususu birlikte değerlendirildiğinde, hukuki ilişkinin, Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen hizmet sözleşmesine ilişkin olduğu, böylece taraflar arasında 4857 sayılı yasa bağlamında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı işçinin işverene bağımlılık unsurunun gerçekleşmediği, dolayısıyla iş akdinden kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. 5521 sayılı Kanun uyarınca, bir davanın İş Mahkemesinde görülebilmesi için, işçi sayılan kişilerle işveren veya işveren vekilleri arasında " iş akdinden" veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlığın bulunması gerekir.
Bu itibarla, uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili mahkemeler görevli bulunduğundan mahkemece görevli olduğu gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ve yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy