MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...ile imzaladığı ... Toplu Konut Projesi Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin 3. maddesine göre taşınmazın teslim tarihinin sözleşme tarihinden itibaren 24 ay olduğunu, ancak dairenin geç teslim edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geç teslim nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2.000,00 TL kira kaybının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 10.967,00 TL'ye çıkartmıştır.
Davalı, sözleşmenin 3. maddesinde öngörülen 24 aylık sürenin tahmini süre olduğunu, teslimde temerrüde esas sürenin sözleşme tarihinden itibaren 30 ay olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın kabulüne, 10.967,00 TL nın 2.000,00 TL' sinin dava, kalanın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, eldeki davada davalı ile aralarında imzalanan sözleşmede dava konusu dairenin teslim süresinin 24 ay olarak kararlaştırılmış olmasına rağmen idarenin daireyi geç teslim ettiğinden bahisle geç teslimden kaynaklı tazminat isteminde bulunmaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3. maddesinde “Gayrimenkulün inşasının bitirilmesi, geçici kabulün yapılması, alıcıya teslimi için öngörülen tahmin süre iş bu sözleşme tarihinden itibaren 24 aydır” düzenlemesi, kararlaştırılmış ise de, aynı maddenin 3. bendinde idarece, teslim borcunun ifasında temerrüde esas kesin sürenin sözleşme tarihinden itibaren 30 ay olup, bu sürenin aşılamayacağı düzenlenmiştir. Şu halde, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.maddesi hükmüne göre, satışa konu yapılan dairenin, sözleşme tarihinden itibaren 30 ay içerisinde teslim edilmesi gerekmektedir. Sözleşmenin anılan bu hükmündeki ifa zamanının kesin vade niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu sürenin dolmasıyla ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın borçlunun temerrüdü gerçekleşir. Sözleşmede öngörülen 24 aylık inşaat süresinin, dairenin teslim süresi olarak kabulü olanaklı değildir. Nitekim HGK'nun 2015/3-819 Esas, 2015/2479 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Hal böyle olunca mahkemece, sözleşme tarihinden itibaren 30 ay sonra davalının daireyi teslim etme yükümlülüğü bulunduğu kabul edilerek bu tarih ile teslim edilme tarihi arasındaki kira kaybından davalının sorumlu olduğu gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 749,15 TL harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy