MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2013/490 esas sayılı davası ile, davalı ile aralarında temizlik işi hizmet alım sözleşmesi imzalandığını ve bu kapsamda çalıştırılan dava dışı işçinin kendilerine karşı açmış olduğu işçilik alacağına ilişkin davaları kazanarak kendilerinden bu alacakları icra kanalı ile tahsil ettiğini, ödenen tazminatın davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini, 2014/139 esas sayılı dosya ile de aynı nedenle dava dışı işçiye yapılan stopaj ödemesinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının davalılar aleyhine açmış olduğu tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine, 14.871,99-TL'nin 29/03/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, alacağın 13.258,36-TL'lik kısmından davalılardan ... İnşaat Temizlik Ltd Şti (... Ltd Şti)'nin sorumlu tutulmasına, alacağın 1.613,63-TL'lik kısmından davalılardan ... Ltd Şti'nin sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece 2013/490 sayılı asıl ve 2014/139 esas sayılı birleşen davalar için ayrım yapılmadan hüküm kurulmuştur. HUMK.nun 388/son maddesi gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı Kanunun 389 maddesinde de, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Öte yandan davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, birleştirilen dava dosyasının tarafları, iddia, savunma özeti, delilleri kararda belirtilip, değerlendirilip, asıl ve birleşen her bir dava için kararda ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Somut olayda asıl ve birleştirilen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmamıştır. Bu hali ile verilen karar HUMK.nun 388.maddesine uygun değildir. Mahkemece asıl ve birleşen davalar bakımından az yukarda açıklandığı şekilde ayrı ayrı, HUMK.’nun 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 226,42 TL harcın davalı-...,'ne, 29,20 TL harcın davacıya iadesine, 11/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.